IMKB 60.60 / -0,23|$ 1,515 / 0,05| 1,921 / -0,19|Altın 409,6 / 0,36
10 Eylül 2010 Cuma 23:01
“Rol İçin Jung ve Freud Okudum”
13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto
30 Temmuz 2010 10:54
“Başlangıç”ta kurbanlarının bilinçaltlarında yatan garip sırları yağmalayan bir soyguncuyu oynayan Leonardo Di Caprio ile söyleşi…
Amerikalı aktörle Fransız Marion Cotillard'un başrolü paylaştığı gerilim filmi “Başlangıç” (Inception), vizyona girdi.

35 yaşındaki Leonardo Di Caprio, Christopher Nolan (Akıl Defteri ve Dark Night filmlerinin yönetmeni) imzalı Başlangıç'la birlikte bir bilimkurgu filminde oynamaya ikna oldu. Di Caprio, kesintisiz aksiyon ve şüpheler arasında gidip gelen bu gerilim filminde, kurbanlarının bilinçaltında yatan sırları ortaya çıkarıp kullanan sıra dışı bir soyguncuyu canlandırıyor. Aktör, Fransız Le Figaro gazetesine konuştu. İşte o söyleşi

“ASLINDA BİLİMKURGU HAYRANIYIM”
Christopher Nolan yenilikçi ve sıradışı bir yönetmen. Sizi Başlangıç'ta oynamaya ikna eden şey nedir?
Bugün, Hollywood'un sisteminden bu kadar uzakta olan, bu tarz yeni prodüksiyonlardan çok az var. Nolan gibi, Insomnia, Akıl Defteri veya The Dark Knight dahil çok boyutlu yapılarda entrikalar yaratabilen kişiler çok az. Sizi, benzeri bulunmayan dünyasına davet ettiğinde, fethedilirsiniz. Ve bu kişi bana, insanlığın bilinçaltına doğru bir yolculuğa çıkabileceğim sıra dışı bir karakter önerdi. Yaklaşık üç saatlik bir terapi ve altı ülke ziyaretiyle!

Peki siz bu kahraman Don Cobb rolü için nasıl hazırlandınız?
Ben daha önce hiçbir bilimkurgu filminde oynamamıştım. Bu tarzın ciddi bir hayranıyım, ama duygusal anlamda bu klasik kahramanlara önem vermek, çoğunlukla bana zor gözükmüştür. Ama Nolan'ın bilimkurgu görüşünü severim. Süper kahramanların filmi olan The Dark Knight'ta bile, bir yenilik yaratmanın yolunu buldu.

“İKİ AY BOYUNCA ÇALIŞTIK”
Nolan'la nasıl çalıştınız?
Benden karakter için, karakterin geçmişini ve tarzını net bir şekilde geliştirmemi, böylece filmin duygusal dayanak noktasına yardımcı olmamı istedi. Bu isteğine ilk anda klasik bir şekilde yaklaştım: Jung ve Freud'un rüyalarla ilgili psikoloji kitaplarını alıp okudum. Sonra fark ettim ki, yapmam gereken şey Nolan'ın beyninin içine girmekti. Karakterim, kendi kuralları, disiplini ve sınırları olan rüyalar dünyasında evrilmeliydi. Nolan'la birlikte, hiç gevşemeden iki ay boyunca çalıştık.

Birlikte ne düşünüp, ne hayal ettiniz?
Karaktere kayıp bir aile hayatı hatırası verdik, aynı zamanda hayattan ve gerçeklerden kopmak isteyen bir eroinman gibi o. Eşiyle hâlâ iletişimde olması ve paralel evrende yaşıyor olması, bunun, karakterin kendisiyle yüzleştiği ve kendisini bulduğu bir psikoterapi seansı gibi görünmesini sağlıyor.

“ASYA'DAKi SON 200 KAPLANI KORUMALIYIZ”
Rüyalara çok önem verir misiniz?
Evet, gerçek dünyada olduğum zaman da aynı anda rüya görmeyi çok seviyorum. Modern bir ütopyada yaşıyoruz, birbirimize davranışlarımız başka bir konu ama, mucizevi bir dünyadayız. Benim ideal rüyamda, dünyada yaşayan yaratıklarla dünya arasında daha fazla uyum var (gülüyor).

Her zaman doğayla iç içesiniz!
Boş zamanlarda yaptığım tek şey çevre koruma aktiviteleri! Mesela bu sene, Galapagos Adaları'na giderek okyanus için yapılan çalışmalara katılmayı planlıyorum. Asya'da son kalan 200 kaplanı korumalı ve ormanların ağaçsızlaşmasına engel olmalıyız. Bu benim bir sonraki belgeselimin konusu olacak.

“OBAMA DAHA İYİSİNİ YAPABİLİR”
Siz Barack Obama'nın güçlü bir destekçisisiniz. Sizce onun iktidarda olduğu son bir buçuk sene boyunca neler değişti?
Bence insanların amaçları özünde hep iyi niyetli. Ama ekonomik sistemde ciddi değişiklikler yapmak için, politik sistemde ne gibi değişimleri göze alabiliriz? Bu çok zor bir şey, ama sosyal güvenlik alanındaki kanunlar da dahil olmak üzere ciddi reformlar yapılıyor. Bunun dışında bir şeyi eleştiremem çünkü bu benim uzmanlık alanım değil. Ama yine de Obama'nın Amerikalılar ve dünya için daha iyi şeyler yapabileceğine inanıyorum.

13 yaşında bu işe başladınız, çocukken de oyuncu olmayı hayal ediyor muydunuz?
Evet. Aslında iki hayalim vardı; ya biyolog olacaktım ya da aktör. Çocukluğumdan aklımda kalan şeyler, akrabalarım ve arkadaşlarımla birlikte zamanımı dans ederek ve küçük skeçler oynayarak geçirdiğim.

“EŞCİNSEL FBI BAŞKANINI OYNAYACAK”
Hep çok iyi yönetmenlerle çalıştınız. Amacınız her zaman sinema alanında isminizi kazımak oldu…
Evet, bu da benim klasiklere olan ilgimden kaynaklanıyor. Bu konuda Martin Scorsese inanılmazdır. Konuşurken gözlerinden ışık saçıyor, sanki hiçbir zaman mükemmele ulaşamayacakmış gibi konuşuyor, oysa ki her yapıtı zaten mükemmel! Beni gaza getiren eski oyuncuları gördüğüm zaman, tek hedefim onlara daha da yaklaşabilmek oluyor. Bunun için hâlâ azimle çalışıyorum.

Clint Eastwood'un yöneteceği, FBI'ın tarihini anlatan projeniz ne aşamada?
Film yolda. Kendi tarzında filmler yapan ve yaptığı işlere inanan Eastwood'la çalışmak için sabırsızlanıyorum. Ben çok korkmuş ve ürkmüş FBI Başkanı John Edgar Hoover'ı canlandıracağım. Hoover, erkek kompleksleri olan bir gizli homoseksüel olarak, demirden eliyle, 50 yıldan fazla bir süre Amerika tarihindeki büyük olayları şekillendirdi.

habertürk